“İleri malzeme, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda özgün teknolojiler geliştirmeliyiz”

Oluşturulma Tarihi 13.12.2018


Türkiye Savunma Sanayi Meclis Toplantısı, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın katılımıyla Kırıkkale Makine ve Kimya Endüstrisi’nde yapıldı.?
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, toplantıda yaptığı konuşmaya Cumhuriyetin 95. Yılını kutlayarak başladı.
 
Toplantıya katılımlarından dolayı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a teşekkürlerini sunan Hisarcıklıoğlu, “Sayın Bakanımız, binlerce yıllık şanlı tarihe sahip, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst makamı olan Genelkurmay Başkanlığı görevini üstün başarıyla tamamladı. Yakın tarihin bu zor zamanlarında, bu büyük sorumluluğu layıkıyla yerine getirdiği için de kendisine minnettarız. Şimdi de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Milli Savunma Bakanı olarak, yine önemli bir görev üstlendi. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin güvenliği için gerçekleştirdiği özverili çalışmalardan dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum. Bizler 81 milyon olarak, güvenle iş yapabiliyor, evlerimizde başımızı huzurla yastığa koyabiliyorsak, bunu Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve güvenlik teşkilatımıza borçluyuz. Yüce rabbim, ordumuzu, emniyet güçlerimizi, girdikleri tüm mücadelelerde muzaffer kılsın” dedi.
 
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun milli ve manevi değerinin çok yüksek olduğunu belirten TOBB Başkanı, “Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana, ordumuzun kullandığı mühimmatın önemli bölümü bu tesiste üretiliyor. Dolayısıyla, bizleri burada en iyi şekilde ağırlayan, MKE Genel Müdür Vekili Sayın Mehmet Ünal’a teşekkür ediyorum. Ayrı bir teşekkürüm de, Türkiye Savunma Sanayi Sektör Meclisimizin kıymetli Başkanı ve üyelerine. Onlar, Kamu-özel sektör istişare platformu olarak, sektör meclisinde büyük bir ciddiyetle, özveriyle çalışmaktadırlar. Sektörümüzün büyüyüp gelişmesinde büyük pay sahibi oldular. Allah hepsinden, çalışmalarından razı olsun” şeklinde konuştu.
 
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, son 10 yılda dünyanın daha az güvenli bir yer haline geldiğini anlatarak şöyle devam etti: “Dünya Barış Endeksi’ne göre, küresel çapta barış ortamı,  arka arkaya 4 yıldır geriliyor. Yaklaşık 44 ülkede, çatışmalar yaşanıyor. Bunların 35i İslam ülkesinde. Birçok ülkede,  uluslararası terörizmden kaynaklanan sürekli bir tehdit algısı hüküm sürüyor. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri, dahi terör olaylarından büyük sıkıntı çekmektedir.
 
Bakın ben her yerde şunu söylerim. Huzurun olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaretin olmadığı yerde de zenginlik olmaz. Dünyanın daha zengin bir yer olabilmesi için, daha güvenli bir yer olmasına ihtiyaç var. Ancak ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir ülke, tek başına dünya barışını tesis edemez. Üzülerek ifade ediyorum, başta NATO ve BM olmak üzere, uluslararası toplum, kendisinden bekleneni yerine getirmekte başarısız olmuştur.
 
Yaşanan çatışmalara, kalıcı çözümler üretememiştir. İşte görüyoruz; bölgemiz adeta bir ateş çemberi. Son 10 yılda, dünyadaki silahlı çatışmalardaki insan ölümlerinin yüzde 50’den fazlası, Türkiye’nin iki sınır komşusu Irak ve Suriye’de gerçekleşti. Türkiye, içeride PKK, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleriyle mücadele ederken, bir yandan da sınır güvenliğini tesis etmekle uğraşıyor. İşte bu kapsamda, Afrin, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtları, çok şükür başarıyla gerçekleştirildi. Bu vesileyle Ordumuza ve Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunmak istiyorum”.
 
“Biz asker milletiz. Bize ölmez Türk derler” diyen Hisarcıklıoğlu, “Türkiye, dünyanın en etkili askeri gücüne sahip, 9’uncu ülkesidir. Türk ordusu bu bölgedeki en caydırıcı güçtür. Ancak dünya çok hızlı değişiyor. Yakın gelecekte bu gücü korumanın yolu, güçlü ekonomi ve yüksek teknolojiye yatırımdır” dedi.
 
Son dönemde bu doğrultuda hızlı adımlar atıldığına değinen Hisarcıklıoğlu şunları kaydetti: “Türk Havacılık ve Savunma Sanayi cirosu, 2006 yılında 1,8’den, 2017’de 7 milyar dolara ulaştı. Dünyanın en büyük savunma şirketleri listesine girdik. Ordumuzun teçhizat ihtiyacının yurtiçinden karşılama oranı, 2003’de % 25 iken, 2017’de % 60’ın üzerine çıktı. Aynı zamanda küresel rekabette de ilerledik. Savunma sanayi sektörü ihracatı, 2006 yılında 480 milyon dolardan, 2017’de 1,7 milyar dolara yükseldi. Bu başarının mimarları olan, Savunma Bakanlığımız, Genelkurmayımız, Savunma Sanayi Başkanlığımız ve firmalarımızla iftihar ediyorum.
 
Kamunun desteği olmasaydı özel sektör, özel sektörün azmi ve çalışkanlığı olmasaydı, kamu, tek başına bu başarıyı gerçekleştiremezdi. Elbette bu başarılarla yetinmeyeceğiz. Türk savunma sanayinin; üretim, ihracat ve teknoloji geliştirme alanlarında, şimdiye kadar yaptıklarından çok daha fazlasını başaracak potansiyeli var. Bakın Mehmet Akif çok güzel söylemiş: “Arkadan gelenler, yolda uyuyanları ezer geçerler. Duranlar için hayat hakkı yoktur. Beşeriyet durmuyor. Durursan muhakkak ezilirsin”.
 
Şimdi yeni Sanayi Devrimi’nin alameti farikası olan; ileri malzeme, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda özgün teknolojiler geliştirmeye odaklanmalıyız. Bu devirde, metali, verimli ve kaliteli işlemek yetmiyor. Her ne üretiyorsak, teknolojiyi entegre etmek zorundayız. Bu noktada hep birlikte hareket etmeliyiz. Kamu bize güvenmeli, destek olmalı. Sektörün büyük oyuncuları ve onların etrafında konumlanan KOBİ’ler, birlikte hareket etmeli. Hiçbir kuruluş, ne kadar büyük olursa olsun, nihai ürününün tüm aşamalarını, tek başına gerçekleştiremez. Savunma sektörü şirketlerimizin, üretim süreçlerine, KOBİ’leri azami ölçüde dahil etmeleri, burada çok önemli. İşte bugün, KOBİ’lerin savunma sanayi kontratlarından aldıkları payı, nasıl artıracağımızı tartışacağız”.
 
Bakan Akar vasıtasıyla, hükümete önemli bir konuyu daha iletmek istediklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Geçenlerde ifade etmiştim. Sonrasında da Sayın Cumhurbaşkanımız buna benzer sözler söyledi. Piyasada bir yavaşlama var, para dönmüyor. Bu sıkıntıyı aşmak için, cesur ve kararlı adımlar bekliyoruz. Ticarette, ihracatta, istihdamda yüksek pay sahibi olan sektörlere, bu dönem için destek vermenin, faydalı olacağına inanıyoruz. Bu sayede hem ekonomik aktivite canlanacak, vatandaşların ve firmalarımızın morali yükselecek” dedi.
-Bakan Akar
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Fırat'ın doğusundaki terör hedeflerine ilişkin, "Münbiç'ten sonraki çalışma noktamız, çalışma alanımız olacak." dedi.
Akar, Türkiye'nin yakın coğrafyasında çeşitli sıkıntıların olduğunu, bunlara duyarsız kalınamayacağını belirtti.
İdlib'de gelinen sürece değinen Bakan Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın girişimleri ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi sonucu Soçi'de mutabakat imzalandığını hatırlattı. 
Mutabakatla bir çözüm üretildiğini anımsatan Bakan Akar, "Bunun sonunda 15-20 kilometrelik bir koridor, koridordaki radikaller ve silahların çıkartılması söz konusu oldu. Ortak devriye olacak. Dolayısıyla burada huzur ortamı olacak ve 3,5 milyon insanın orada kalması sağlanacak." diye konuştu.  
Akar, mutabakatla önemli bir insani krizin önüne geçildiğini ifade ederek, "Şu anda orada yüzde 90-95 oranında ateşkes sağlanmış durumda ama zaman zaman yine rejimin yaptığı bazı ihlaller var. Onları da Rus muhataplarımızla konuşmak, görüşmek suretiyle ikaz ediyoruz, ateşkesin sağlanması, sürdürülmesi için." değerlendirmesinde bulundu. 
Münbiç'te de daha önce verilen sözlerin bulunduğunu, bunların yerine getirilmediğini hatırlatan Bakan Akar, daha sonra hazırlanan yol haritası olduğunu söyledi.
Akar, ekim ayına kadar münferit devriyelerin olduğunu belirterek, "Daha sonra bir eğitim süreci geçti. Eğitim süreci tamamlandı, bugün yarın da müşterek devriye başlayacak. Bunun sonunda YPG'nin çekilmesi, çekildikten sonra Münbiç'teki ağır silahların toplanması ve sonunda da gerçek Münbiçlilerin, Münbiç'in yönetimine hakim olması. Yapılan plan, yol haritası bu. Bu istikamette ilerliyoruz, devam ediyoruz. Daha sonra tabii Fırat'ın doğusunun temizlenmesi söz konusu olacak. Münbiç'ten sonraki çalışma noktamız, çalışma alanımız olacak." ifadesini kullandı. 

-Ergün Atalay
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise "Her gün ortalama 5 işçi, iş kazasında can veriyor. Basit sebeplerden dolayı. Ayağındaki ayakkabının, şapkasının, gözlüğünün tamamının maliyeti 300 lira. Bunu alamadığımız dönemler oluyor" dedi.
Atalay, kendisinin bir milyonu işçi, 4 milyonluk bir ailenin başında olduğunu söyledi.
Önceliklerinin Türkiye olduğunu dile getiren Atalay, şunları kaydetti: "Türkiye varsa biz varız. Patronlar varsa biz varız. Biz silahsız bir orduyuz. Türk-İş'in kurulduğundan bu yana özelliği ve önceliği Türkiye olmuştur. Birbirimizi yakinen bilmek durumundayız. Her gün ortalama 5 işçi, iş kazasında can veriyor. Basit sebeplerden dolayı. Ayağındaki ayakkabının, şapkasının, gözlüğünün tamamının maliyeti 300 lira. Bunu alamadığımız dönemler oluyor. Bundan bir ay önce asgari ücret 2 bin lira olsun, gemiyi zor götürüyoruz dedim. Patronlar, 'Biz dükkanı kapatıyoruz, kriz var.' dedi. İmkanı olanlar bu parayı bize versinler. İmkanı olmayandan zorla alacak halimiz yok. 2 bin lira ile geçinmek o kadar zor ki."
Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz da "MKEK, Kırıkkale'nin sahibi, Kırıkkale'nin varlık sebebi. Kırıkkale silaha adını veren şehir, silahın ana yurdu. Bu anlamda burada çok ciddi silaha dayalı bir kültür var. Silah İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) arsa tahsisleri ve çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Toplantı öncesinde, Bakan Akar,  TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve Türk-İş Başkanı Atalay MKE işçileri ile birlikte yemek yedi ve üretim tesislerini gezdi.